
Toplumsal düzen dediğimizde aklımızda canlanan şey muhtemelen (en genel şekilde) yöneten ve de yönetilen ikilisinin oluşturduğu bir topluluktur. Bir cemiyet, bir cemaat, bir iş yeri, bir köy, bir şehir, bir ülke… Tamamında büyüklü küçüklü yönetenler ve de yönetilenler mevcut. Bugün, toplumsal bir düzen, işte tam olarak tüm bunların bileşkesiyle oluşmuş olan ve karmaşıklığı kendi kavramını çoktan aşmış bir yapıya kavuşmuştur.


