Uzun süredir bu dikkat dağınıklığından ben de muzdaribim. Diğer yandan, tam teşhisi de koymuş değilim, bu dikkat dağınıklığı mı yoksa yoğun stres kaynaklı bir çırpınma durumu mu diye. Ancak şunu biliyorum ki, kendimi bildim bileli, aşağıda listelenmiş pek çok belirti bulunuyor bende…
Özellikle;
- Tek bir konuya yoğunlaşamamak,
- Sürekli dağınık bir masa,
- Birbiri ile alakasız ilgi alanları,
- Bir anda birden fazla işi yapmaya çalışıp neredeyse hiçbirisini becerememek,
- ve belki de en önemlisi, zamanı yetirememek.
Burada, akademik bulguları paylaşmayacağım. Kendi yaşadığım durum üzerinden, uygulaması açısından çok da başarılı olamadığım deneyimlerimi paylaşacağım yalnızca. Dolayısıyla da, yazdıklarımın kesin doğruluğu ve de çözüm olmadığını unutmayınız.
Kısaca artı ve eksileri
Eğer üzerinde uğraştığınız işe yeteneğiniz varsa, bu durum bir noktada yararlı olabiliyor. Çünkü tek bir işin yapılma süresini biraz uzatarak birden fazla işi bitirebiliyorsunuz. Yok eğer yeteneğiniz, bilginiz ve hatta belki de ilginiz yok ise, o zaman tam bir azap haline geliyor bu. Çünkü o zaman da, ne elinizde yapabileceğiniz iş bitiyor, ne de yapamadığınız, yapamayacağınız iş. Ortada boğuşup duruyorsunuz kendi kendinize.
Öte yandan, dağınıklılık da, eğer yönetilebilirse, bazen kişiye yarar sağlayabiliyor. Eğer dışarıdan görüntüde dağınık, ancak size göre toplu denebilecek bir masanız varsa sorun yok. Çünkü, zaten bir çok işle bir anda uğraşıyor olacağınızdan dolayı herşey de elinizin altında olmalı ki, verimliliğinizi arttırabilin. Dışarıdan nasıl göründüğünü pek irdelemeyecekseniz, önemli değilse bırakın dağınık kalsın hatta. Ancak, diğer yandan, size bile dağınık gelen, aradığınızı bulamadığınız bir masanız varsa da, o zaman işte başınız dertte demektir. Çünkü, bu işe yarar şeyleri elinizin altında tutmak için değil, daha çok maymun iştahlı bir şekilde herşey ile ilgilenmeye çalışmaktan dolayı gerçekleşiyor da olabilir.
Bir de işin stres boyutu var.
Stresli bir zamanda, arada kalmış, zamana sıkışmış ve de yetiştirmeniz gereken birşey varken kendinizi başka şeyler içerisinde bulmuşsanız eğer, işte o vakit bir durum değerlendirme yapma zamanı gelmiş demektir. Kenara çekilin ve plan yapın. Gerekirse kağıtlara notlar alın, şemalar çıkartın, listeler yapın. Böylece, herşeyi bir arada görerek izleyeceğiniz yolu kestirebilir, önceliklerinizi belirleyebilirsiniz. Aksi taktirde, hiçbir işi yapamadan sürenizi doldurmanız kuvvetle ihtimaldir.
Çağımızın bir sorunu var. Çoğu zaman iş akışlarına yetişebilmek adına, aynı anda pek çok iş yapmak zorunda kalırız. Normalde insanlar, bu işleri sıralarlar ve ard arda yaparlar. Ancak, dikkat dağınıklığından muzdarip kişiler, işleri sıralasalar da, yaptıkları işten dikkatleri kaydığından, sonraki işe kolayca zıplayabilirler. Bu zıplamalar da, doğal olarak önceki işi yarım bırakır. Böylece, bir süre sonra baktığınızda, elinizde hepsine başlanmış, ama pek de aşama kaydedilmemiş işler bulunuyor. İşte bu anda bir stres başlar ve yetiştirememe telaşı ortaya çıkar. Bu da, sakince başlanmış, belki de planlanmış olan işlerin, zaman olmasına karşın yetişmeyeceği telaşı ile yapılabilmesi olası olandan çok daha kalitesiz bir şekilde, hatta özensiz ve eksik bir şekilde yapılmasına neden olabilir. İşte böyle durumlarda, ilk başta işlere aynı anda başlamak güzel ve zaman kazandırıcı görünse de, sonradan anlaşılır ki, her zaman böyle olamaz. Çoğu zaman bir iş diğerine ket vurur ve böylece de tüm işler birbirini engellemiş olur ve elde yapılmış hiçbirşey kalmaz.
Bunun için, dikkatiniz dağıldığında, başka bir işe atlamak yerine, arkanıza yaslanın ve yeniden aynı işe odaklanmayı deneyin. Aksi taktirde, yeniden aynı işe dönmeniz için yeniden kafanızı toparlamanız gerekecektir. Dikkatiniz dağıldığında bir süre durup, yeniden aynı işe başladığınızda ise, zaten beyniniz o iş ile meşgûl olduğundan dolayı, adaptasyon süreci daha kısa sürecektir ve bu sefer hem daha uzun, hem de daha verimli çalışıyor olacaksınız. Molalarınızın zaman kaybettireceğini düşünüyorsanız eğer, emin olun ki, verdiğiniz 2-3 dakikalık bir mola, işleriniz arasında dolaşırken yaşadığınız adaptasyon sürecinde kaybettiğiniz zamandan çok olamaz.
Ancak, bu daha çok kişiye ve yapılan işe göre bir durumdur. Kişinin yapılan işlere yatkınlığı, işin zorluğu, kişinin alışkanlığı gibi pek çok etken, kişinin doğru iş sürecini seçmesini sağlayacaktır. Bunun için de tek bir doğru yoktur ama, ben kendi adıma genel olarak yukarıda yazdığım yöntemi denemeye çalışıyorum. Tabi, her ne kadar çalışsam da, çoğu zaman kendimi başka bir işe girişmiş buluyorum ve hemen işi bırakıp bitirmem gereken işe odaklanıyorum. Böylece, kısa sürede yeniden beynimi, ilgimi, algımı ve fikirlerimi toparlayıp işime konsantre olabiliyorum. Yaptığım işten sıkıldığım zamanlarda ise, yöneldiğim diğer işi bitirip, kalan işi yeniden bitirmeye çalışıyorum. Böylece de hem başka bir işi bitirip, hem de sıkıldığım işin arasına bir dinlenme dönemi eklemiş bulunuyorum.
İnternette gezinirken bulduğum, genel olarak dikkat dağınıklığının kaynağı, belirtileri olarak aşağıdaki listeyi de paylaşmak isterim:
- Dikkat dağınıklığı olan çocuklar, bir şeye yoğunlaşmakta güçlük çeker. Bunun anlamı, beyinleri ortama bir bağlanır bir kapanır. Çevre ile bağlantıları kesildiğinde, bu çocuklar o an önemli olmayan şeylerle ilgilenmeye başlarlar. Bu onların önemli olan şeyleri kaçırmasına sebep olur.
- Sınıftayken, akılları başka yere gider. Örneğin, pencereden dışarıyı seyrederler, saatin tik taklarına takılırlar ya da bir önceki akşam televizyonda izledikleri birşey üstüne düşünürler.
- Bazen kendilerini okulda çok yorgun ve sıkılmış hissederler. Bu özellikle oturmaları ve dinlemeleri ya da okul çalışmalarını yapmaları gerektiğinde olur.
- Dikkat dağınıklığı olan çocukların akılları hızlı işler. Bu yüzden pek çok hata yapabilirler.
- Bazen çok hareketli olurlar. Bedenleri durmadığından, insanlar onlara hiperaktif der. Oturmaları gerektiğinde yerlerinde duramaz ve dolaşırlar. Bu onların gereken bitirmeleri gereken işlere mani olur ve çevrelerinde ki insanları da rahatsız eder.
- Pek çok kez, dikkat dağınıklığı olan çocuklar, düşünmeden hareket eder ve konuşurlar. Bu yüzden dürtüseldirler. Bunun sonucunda kastetmedikleri şeyleri söyler ve yaparlar. Bazen de başları derde girer.
- Dikkat dağınıklığı olan bazı çocuklar, devamlı yeni oyunlar oynamak, yeni oyuncaklar ve heyecan ister. Bir şeyi istediklerinde de oldukça ısrarcı olabilirler.
Bunlar genellikle çocuklar üzerindeki belirtiler olsa da, bana göre büyüdükçe mekanların değişmesi dışında kişinin davranışlarında pek de bir farklılık olmuyor.
