Efendim, malûmum(n)uz ülkemizde son zamanlarda internet siteleri, adeta sansürlenircesine kapatılıyor. Bir video yüzünden tüm YouTube sitesi, bir blog yüzünden (bloglarla alakası olmayan) wordpress.com sitesi, en son benim duyduğum (bu tür büyük sitelerden) http://groups.google.com/ adresi…
-
Amerika’nın kuruluşu hep destansı filmlerle anlatılır… Amerika’nın kuruluşu bugün Amerikan politikasının aynasıdır da aslında. Zira, Amerika İngiliz proletarya’sının bir sürgün yeriyken, yapılan proleterlerin bağımsızlık savaşı sonucunda ortaya çıkmış bir ülkedir. Bu noktada, gurur duyulsa da, tarihsel gerçekliği de unutmamak gereklidir. Amerika’nın bağımsızlık savaşının liderleri İngiliz ve Amerikan burjuvazisinden gelmekte ve Amerika’nın kuruluşu sırasında başta proleterler olmak üzere, zenciler ve kızılderililer her türlü zulmü de görmüşlerdir…
-

“Esa hora irá creciendo cada día que pase, esa hora ya no prará más”
Halên bu sözün tam Türkçesine ulaşamamış olsam da, Cuban tınıları ile içimizi ısıtan bir “ağıttır” Hasta Siempre… Bazıları için 1991′den sonra “Modası geçmiş” de olsa, Nathalie Cardone’un bir ağıtı, bir marşa dönüştürerek iyi mi kötü mü yaptığını bilmesem de, bir yerlerde bir anlamlar ifade edebilecek bir şarkıdır hâlâ.