Mustafa Akdağ

"Sosyoloji. Tarih. Freelance tasarım."

Adım adım 2. el araç alınırken yapılacaklar

Trafik

Büyük gün geldi ve bir araba edindik. Peki, nasıl alıyoruz bu aracı üzerimize bir bakalım. Aracı almadan önce, uzun süreler nasıl alınır, işlemler – süreçler nelerdir, nelere dikkat etmek gerekiyor araştırmıştım. Ancak bu araştırmalarıma rağmen hala araç ruhsatıma kavuşmuş değilim!…

Bunun için gelecekte hem bana, hem de bu sayfaya denk gelenlere yardımcı olması umuduyla adım adım nasıl araç alınır konusuna eğiliyorum bu yazıda da :)

Araç Seçme

Araç Seçme

Öncelikle araç seçmemiz gerekiyor. Bunun için ilk kriterimiz tabi ki bütçemiz. Yani, bir bütçe aralığı belirlememiz gerekiyor. Örneğin; elimizde yalnızca 10.000TL bu işe ayırabileceğimiz bir para mevcut. O zaman, ilk önce araç arama kriterlerimizdeki fiyat ibaresini 9.000 TL civarına çekmemiz gerekiyor. Çünkü, aracı alırken noter masrafı, ruhsat işlemleri, sigorta ücreti, gerekirse aracın bakım ve tamir giderleri derken, 1.000TL’yi kenara ayırmak doğru olacaktır.

Bütçemizi belirledikten sonra da, almayı planladığımız aracımızdan beklentilerimizi belirlememiz gerekiyor. Yani, biz bu aracı ne için kullanacağız, nasıl kullanacağız ve ne bekliyoruz? Bir önceki yazımda da belirttiğim üzere aldığım araba Rover. Muhtemelen internette okuyacağınız pek çok Rover yorumu olumsuz olacaktır. Ancak, bu yorumları yapanların altlarındaki arabalara, kullandıkları eski arabaları da bir sorgulamak gerekiyor öncelikle; Bilgileri kulaktan dolma mı? Yoksa gerçekten bilerek mi konuşuyorlar diye. Çünkü, kendi arabam açısından şunlar söylendi bana çokça defa: “Parçası bulunmuyor.”, “Parçası pahalı!”, “Zor satılıyor”, “Kolay arızalanıyor.”… ve daha başkaları da… Rover kullanan kişiler ile iletişimimden yola çıkarak hemen cevaplayayım: Parça sorunu, 2000′li yılların başındaki Türkiye distribütörünün kapanmasından dolayı gerçekten yaşanmış. Ancak sonrasında Türkiye’ye de bolca parça ve araba gelmiş. Yani, özellikle büyük şehirlerde araç parçaları bulunuyor. Ücretleri ise, kendi klasmanındaki pek çok araçla ya aynı düzeyde, ya da daha ucuz. Mutlaka pahalı parçaları da vardır. Ancak, diğer araçlardan farklı hiçbir yanı bulunmuyor. Zor mu satılıyor? Kesinlikle hayır. Bakımlı bir araç gayet de kolay alıcı bulabiliyor. Zira, araç bakarken yaklaşık 7-8 tane Rover’ın daha ben aramaya fırsat bulamadan satılmış olduğuna şahit oldum.

İşin özü, eğer kafanızda bir araç profili bulunmuyorsa eğer, ilk önce, mesela internetteki satış sitelerindeki tüm araçlara şöyle bir bakın, görünüşleri, teknik özellikleri nasıl… Bir süre sonra kafanızda bazı araçlar elenecek, bazıları ise kenara ayrılacaktır zaten. Daha sonra kenara ayırdığınız araç ve markalar üzerine yoğunlaşın ve ihtiyaçlarınıza göre bu araçları karşılaştırın. Mesela, 2 kapı – 4 kapı, 1.4 motor – 1.6 motor (veya daha yüksek – daha düşük motor), araçların görüntülerini inceleyin. Baktığınızda size sıcak gelen aracın tipi nasıl birşey?… Bu sürecin sonunda, markayı araştırın. Bulunduğunuz ildeki servislerin durumu nasıl, yan sanayisi nasıl işliyor, parça fiyatları ne düzeydedir, temini nasıl gerçekleşiyor… Tabi ki, bunların aynı zamanda da, daha sonra olası bir ihtiyaç durumunda ayırabileceğiniz bütçeye oranınına da bakmanız gerekiyor. Örneğin, bir Alfa Romeo aracın servisi Fiat tarafından veriliyor bugün Türkiye’de. Yani ulaşılması kolay ve parçası da bol. Ancak, Alfa Romeo’ların da parça fiyatları çok da ucuz değil bilindiği üzere.

Aracımızın markasına ve modeline de karar verdikten sonra ise, internet üzerinden, gazete ilanlarından ve araba pazarlarından araç bakmaya başlıyoruz. Ben aracımı internet üzerinden buldum. Fotoğraflarını gördüm, temiz görünüyordu, arayıp konuştuğumda da karşımdaki kişinin samimiyeti de beni etkiledi ve aracı görmeye gittik Kırıkkale’ye. Ardından da, araçla birlikte Ankara’ya döndük ve kendi aramızda anlaştık. Bu noktada, satıcının tavrı son derece önemli. Örneğin, bir başka Rover araç için aradığımda, aradığım kişi hem ilginç bir şekilde takmaz bir tavırla konuştu. Daha sonrasında aracı almak istiyorum, ancak öncesinde servisinde bir baktırmak istiyorum dediğimde, ben sizi arayacağım dedi. Hala da arayacak :) Ben de aramadım tabi ki, çünkü, muhtemelen aracına servise götürüp gösterecek kadar güvenmiyordu.

Konuşmalarınız sırasında, mutlaka aracın ruhsatını isteyin. Muayene bölümünde de mutlaka hologram ve de damga arayın. Bunlar bulunmuyorsa eğer, araç muayenesinin sahte olması muhtemeldir (Ya da birazdan da anlatacağım gibi, unutulmuş da olabilir). Sonrasında, motor ve şasi numaralarını karşılaştırın ve Ruhsat sahibi ile görüştüğünüzden emin olun.

Normalde araçları almadan önce sürerek test edin diyorlar. Benim hem sürüş deneyimim az olduğundan, hem de araçla Kırıkkale – Ankara arası yolu geldiğimizden bu teste gerek kalmadı. Ancak, mutlaka aracın sürüşünü test edin. Vites geçişleri, fren mesafeleri, çukurlara girip çıkarken – dönüşlerde araçtan gelen sesleri dinleyin. Motorunu dinleyin, kaputunu açın ve anlamasanız bile bakın. Aksaklıklar zaten göze çarpacaktır. Örneğin her tarafı yağ ile kaplı bir motorun mutlaka bir sorunu vardır. Tabi araçtan daha fazla anlıyorsanız başka testlerde yapabilirsiniz. Ancak, benim araçlar hakkındaki bilgim kısıtlı olduğundan yalnızca bunlara baktım ve servisine götürdüm :)

Bir şekilde “bu olabilir” dediğiniz araçları, mutlaka yetkili servislerine götürüp gösterin. Sanayi içerisindeki bir tamirci de muhtemelen anlayabilir arızalarını, ancak, yetkili servislerin boyasından, motoruna tüm birimleri bir arada bulunduğundan hem işiniz kolaylaşacaktır. Hem de, aracın markası üzerinde uzmanlaştıklarından dolayı da, muhtemelen daha doğru tespitlerde bulunacaklardır.

Servisin söylediği eksiklikleri, hataları not edin ve tamir ücretini öğrenin. Ardından, aynı marka araçlara bakan bir ustaya gösterin arabayı ve onun da fikirlerini aldıktan sonra, not aldığınız arızaların tamir ücretlerini öğrenin. Yazının başında bahsettiğim, bütçenize göre, eğer pazarlık sürecinde bu arızaların giderlerini de karşılayabiliyorsanız ne âlâ… Ancak, eğer tamir ücretleri bütçenizi aşıyorsa ve bütçenizi arttırma şansınız da yoksa, arabanızı kapının önünde yatırmamak için veya sürerken canınızı tehlikeye atmamak için (büyük arızalar için tabi ki, bir sunroof bozukluğundan bahsetmiyorum :) ) başka bir araca yönelmek daha mantıklı.

Aracımıza teknik ve de bütçesel açıdan oluru verdikten sonra, artık işin en prosedürler ile dolu yanına geliyoruz: Noter işlemleri, ruhsat işlemleri ve tamiratları…

Noter ve Ruhsat İşemleri

Noter ve Ruhsat İşemleri

Türkiye’nin her yerinde bu işlemler standart olmak ile birlikte, ben Ankara’da bu işlemleri yaptığımdan dolayı, anlatacaklarımın bazı kısımları Ankara’ya has olabilir. Ancak, genel olarak izlenecek yol bu şekildedir.

İlk önce, aracımıza baktık, baktırdık ve onay aldık/verdik, pazarlığımızı da yaptık fiyatta anlaştık. Böylece, aracı satan ile alan arasından aracı şimdilik çıkartıyoruz. Mümkünse, sizin evinizin önüne veya bir otoparka koyuyoruz. Anahtarını, ruhsatını ve de vergi dairesinden aldığı temiz kağıdını, satan kişi yanına alıyor, siz de paranızı alıyorsunuz ve herhangi bir notere gidiyorsunuz. Bu noktada, notere giderken yanınıza, satıcı kişiye vereceğiniz paranın yaklaşık 500TL fazlasını almayı unutmayın. Çünkü, notere para vereceksiniz ve bir de hayırlı olsun yemeği tabi ki :)

Kısaca, noter satışı sırasında satan kişi, Ruhsat, temiz kağıdı, kimliğini ve anahtarlarını, alan kişi ise, parasını ve kimliğini götürüyor notere.

Noterden içeri girdikten sonra, ilk bulduğunuz ilgili kişiye biz araba satışı/alışı yapacağız dediğinizde, sizi ilgili kişiye yönlendirecekler zaten. Sonrasında, satan taraf ruhsatı ve kimliğini, alan taraf ise, yalnızca kimliğini teslim edecek. Sonrasında noter bir sözleşme düzenleyecek. Bu sözleşmede aracın motor ve şasi numaraları da yer alacağından, kontrol etmeyi unutmayın. Hatalı bilgi bulunmasın. Ardından imzalarınızı attıktan sonra, alan kişi notere belirterek parayı, satan kişi de, ruhsatı ve anahtarı karşı tarafa verdikten sonra, artık araç resmen el değiştirmiş bulunuyor. Yani, o günden sonraki araba ile ilgili tüm borçlar, işlemler yeni sahibi üzerine, o günden eski tüm işlemler ise satan kişiye (eski sahibine) ait oluyor. Bu noktadan sonra, aracı alan kişi araçın eksiklikleri, satan kişi de aldığı paraya dair bir söz sahibi olamıyor. Çünkü, imzalanan kağıtta, aracın eksiksiz alındığını, ücretinin ise, tam olarak ödendiğini belirtiyor. Noter masrafı, aracın modeline göre noter tarafından belirleniyor. Benim 1998 model Rover 216 aracımın noter masrafı 192TL tuttu örneğin. Bu ödemeyi de yaptıktan sonra, noter ve aracı satan kişi ile ilişkimiz burada son buluyor.

Noter satışında dikkat edilecekler:

  1. Noter sözleşmesi üzerinde soğuk damga bulunmalı.
  2. İki tarafında bilgilerinde hata olmamalı.
  3. Satış sözleşmesinin arka tarafında iki tarafın kimliklerinin ve de temiz kağıdının fotokopisi olmalı.

Noter Satışı Sonrası

Noter Satışı Sonrası

Artık, aracı alan kişinin maceraları başlıyor.

Artık aracımızın trafikteki işlemlerini halledeceğiz. Bunun için ilk önce, herhangi bir sigorta acentasından (kasko yaptıracaksanız eğer, ikisini bir arada yaptırabilirsiniz.) Trafik sigortası yaptırıyoruz. Ardından;

  • Trafik sigortası,
  • Noter araç satış sözleşmesi,
  • Eski ruhsat (2 yaprak),

belgelerini yanımıza alarak İl Emniyet Müdürlüğü, Trafik Şubesine gidiyoruz. Ben Ankara’daki işlemi anlatacağım. Ancak, başka illerde de farklı olduğunu sanmıyorum bunun. Bir de, oradaki iş takipçilerine de bu işlemler yaptırılabiliyor. Ankara’da 10TL istemişlerdi. Ancak ben işlemleri öğrenmek istediğimden dolayı, kendim yaptırmak istedim.

İl Emniyet Müdürlüğü, Trafik Şubesine gittiğimizde, ilk önce TŞOF’dan bir Ek-1 belgesi alıyoruz. Bu belgenin daktilo ile doldurulması zorunluluğu varmış. Bunun için, yine TŞOF’dan sıra alıp, orada doldurtabiliyorsunuz 10 TL karşılığında. Bu sıra numarasını aldıktan sonra, çok kişi varsa, hemen içeriden devir bölümü için sıra numarası almanızı tavsiye ederim. Ben devir sırasında 300 kişi bekledim böyle yapmadığım için. TŞOF bölümünde ise, yaklaşık 50 kişi… Bu doldurma işini de yaptıktan sonra, doğrudan devir bölümüne gidiyoruz ve de sıramız geldiğinde evraklarımız ile birlikte 45TL paramızı teslim ediyoruz. Ardından, söyledikleri zamanda da (1 saat sonra, 4′de, yarın gibi) giderek evraklarımızı alıyoruz. Ruhsat alma işlemi de bu kadar :)

Ben

Ancak… Eğlence şimdi başlıyor :)

1. GÜN
Ben 50 kişi TŞOF sırasında, 300 kişi de devir sırasında bekledikten sonra, evraklarımı verdiğim memur, bana şöyle söyledi: “Bu muayene sahte!”… Başımdan aşağı kaynar sular döküldü işte o anda!… Sonrasında şöyle bir diyalog gelişti:

“E peki ne yapacağım ben?” dedim…Gişedeki memur aldı ruhsatı ve bir daha inceledi, tabi orada sıra kapmaya çalışan iş takipçileri de vardı. Bir tanesi imzayı gördükten sonra; “Sahte değil bu, bandrol yapıştırmayı ve damga basmayı unutmuşlar dedi. “E peki?” dedim. Hala ne yapmam gerektiği hakkında bilgim yoktu. “Rüzgarlıdan belge alacaksın, büyük ihitmalle damgayı ve hologramı bastırmayı unutmuş yaptıran kişi” dedi. Memura sordum, o da aynısını söyledi ve “Sıradaki!” dedi.

Ardından, çok kalabalık olduğundan dolayı üstelemedim ve danışmaya gittim. Anlattım durumu, beni Arşiv’e gönderdi. Bankoların arasından tek kişinin geçebileceği bir yerden geçtim ve arşivi buldum. Sıra bekledikten sonra, arşivciye durumumu anlattım, o da “Buraya neden gönderdiler ben ne yapabilirim ki?” dedi. Peki ben ne yapabilirim diye sordum. O da, devir bölümü komiserine gönderdi. Bir üst katta yanında gittim, ruhsatı gösterdim ve durumu anlattım. Ruhsata baktı ve bu muayene sahte dedi, bana geri uzattı. Ben de, aracın muayenesi olduğunu biliyorum ve gişedeki memurun bana hologram ve damgasının unutulduğunu anlattım. Bir daha baktı ve bu sefer de, bunu kabul edemeyeceklerini, aracın yeniden muayeneye girmesi gerektiğini anlattı bana. E dedim zaten var muayenesi aracın, yeniden neden yaptırayım diye sordum. Bu sefer de, vergi dairesine gidip son muayene kaydını alıp gel dedi. Ancak sonra yeniden muayeneye girmek gerektiğini anlattı. Teşekkür ettim ve çıktım. O yorgunlukla kendimi eve attım.

2. Gün

Bir önceki gün başka işlerim olduğundan, bu işlerle ilgilenemesem de, aracın muayenesinin yapıldığı istasyona ulaşmaya çalıştım ve tabi ki, telefonla ulaşamadım. Ertesi gün, yani bugün, muayene istasyonuna gittik. Kapıdan içeri bile giremedik. Kapıdaki görevliye sorunumuz var, onun için geldik dediğimizde, bana sorun diyerek, kendisini bir anda görevli ilan etti. Ancak, bizim kayıtlara bakmamız gerekiyordu. Bu sefer de, o muayenenin (2008 yılında yapılmış) Karayollarınca yapıldığını, kendi kayıtlarında (Özelleştirme sonrasında TÜV yapıyor artık muayeneyi) bulunmayacağını söyledi. Peki “Ne yapacağız?” dedim… Yeniden muayene yapılması gerektiğini söyledi bize. İyi de dedim zaten muayenesi var. Cevap daha bir tüy dikici oldu: “Yeğenbey vergi dairesinden kağıt alın, ardından gelin, yeniden muayeneye sokacağız, cezanızı düşeriz kağıdı getirirseniz”. “Ulusa mı gitmemiz illa dedik ve de “herhangi bir yerden alabilirsiniz” dediler. Yani, sağolsunlar, muayenesi yaptırıldığından ceza kesmeyecekler, ancak daha 6 ayı bulunan muayeneyi de geçersiz sayacaklar!…

Ostim vergi dairesine gittik, Yeğenbey masası vardı. Sorduğumuzda, yalnızca ulustan alınabileceğini söylediler. Durumumu oradakilere anlattım ve ruhsatımı gösterdim. Bana, sahte olabileceğini, muayene istasyonlarındaki iş takipçilerinin aracı muayeneye sokup, yalnızca imza attırıp, hologram ve damga bastırmadan parayı kendilerinin aldıklarını anlattılar. Ancak, yine de kontrol edilmesi gerektiğini, bunun bir ihtimal olduğunu söylediler. Tam çıkarken, “Makbuzu aldıktan sonra ne yapacağım?” demek için döndüm. Bu sefer sanırım önündeki bilgisayarın çalıştığını hatırladı ilgili kişi ve oradan kontrol etti. Aracın muayenesi var. Yani iki gündür söylediğim gibi… Sonrasında, arka taraftaki üst düzeyindeki kişiye sordu, o da makbuzu aldıktan sonra emniyete gitmemin yeterli olduğunu ifade etti.

Ardından Ulus, Yeğenbey Vergi Dairesini bulduk zor da olsa. Oraya gittiğimde de öğrendim ki, Yeğenbey’in Rüzgarlı sokakta bir yeri daha varmış, oradan halletmek gerekiyormuş. Oraya gittik. Bir bilgisayar çıktısının alıtına, “kayıtlarımıza uygundur” yazdılar ve damga basıp parafladılar. Yani, işte 2 günümü yiyen kağıt buymuş! Bitti mi dedim. Evet dedi. Yani, bu kağıdı götürdüğümde, holograma gerek yokmuş!…

Şimdi esas ilginç nokta geliyor: Muayene istasyonları bilgilerini Ulaştırma Bakanlığı ile paylaşıyor. Ulaştırma Bakanlığı ise, Emniyet ile. Yani, gişedeki kişi, “Sahte bu!” diyerek göndermek yerine, önündeki bilgisayardan kontrol etseydi, belki de bu kadar koşuşturmaya gerek kalmayacaktı bile. Şimdi evraklarımı hazırladım ve yarın sabahtan gideceğim. Bu seferde Emniyette bir sorun çıkartırlarsa, gerçekten merak ediyorum ne çıkartacaklarını…

3. ve 4. GÜN

Evet, dün, geçenlerde almış olduğum makbuz ile birlikte evraklarımı teslim ettim. Bir de 45 TL Ruhsat yenileme ücreti aldılar. (Eğer Ruhsatın iki yaprağı da değişecek ise 60TL alınıyormuş). Ardından bugün (16.10.09) 14′de ruhsatımı alabileceğimi söylediler. Ben de bugün 14′ü biraz geçe emniyetteydim. Ankara Emniyette ruhsat dağıtımı, bankoların olduğu bölümden bahçeye açılan kapıda bir kafeterya bulunuyor. Bu kafeteryanın içerisinde 6 adet banko bulunuyor. Bunlardan en sondaki plaka mühürleme işlemi, onun yanındaki yeni ruhsat dağıtımı, yanındaki iki tanesi devir ruhsat teslimlerini, son iki tanesi ise ruhsat değişikliği sonrası ruhsat dağıtımını yapıyor. Ben de ilgili bankoya sordum gelmediğini söylediler. 15 dakika sonra yeniden gittim, yine gelmemişti. Bu sefer 1 numaralı bankoya giderek, “takılan evrak” bölümüne eksiklik olup olmadığını öğren istersen dedi görevli. Orada da sıra bekledikten sonra öğrendim ki, sorun yok ve bekleyeceğim (neyse ki). Ardından, 3. grup ruhsatlar geldi… Orada da yoktu benimkisi… Biraz daha dolandım, 4. turda tam kapıdan içeri geldiğimde benim plakamı duydum ve sıraya girip ruhsatımı aldım sonunda!… Garip duygular ile ayrıldım oradan hemen… İnsanın işi oraya düşmeyegörsün diyorum yalnızca!…

Garip duygulara gelince, bu ruhsat dağıtım işi çok ilginç bir şekilde yapılıyor. Ruhsatlar ilgili yerden bu bankoya geliyor. Getiren kişi (veya bankodaki görevli) yüksek sesle sıradan ruhsatların üzerindeki plakaları okumaya başlıyor: 06 Aum 2321, 06 fdf 3242 gibi. Duyarsanız, kalabalığın (sıranın değil, kalabalığın) arkasından bağırıyorsunuz burada diye, elinizdeki kağıdı uzatıyorsunuz ve ruhsat da elinize geliyor elden ele, zira ön tarafa ulaşmak imkansız! Ya da, bekliyorsunuz, görevlinin elindeki ruhsatlar bittikten sonra kalabalığın yarısı dağılıyor, kalan kısmı bankoya doluşuyor, sonrasında görevlinin zoruyla sıraya giriliyor ve tek tek kişilerin plakalarına bakılıyor ve alıyorsunuz ruhsatınızı… Bir şeyi de tam yapalım yahu, en azından devlet kademesinde.

BeğenmedimBeğendim  
Bu yazı,  31 adet oy almış, oylama ortalaması ise;  +29
Loading ... Loading ...
2428
alım, araba, devir, emniyet, muayene, noter, rover, satım, trafik, Türkiye, vergi dairesi

11 yorum yapılmış.

Siz de yorum yapın...

Aşağıdaki servisler ile de giriş yapabilirsiniz:

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

  1. Eğer bir işletme kredisi arıyorsun? bireysel kredi, ev kredisi, araç kredisi, öğrenci kredi, borç konsolidasyonu kredi, teminatsız krediler, girişim sermayesi, vs .. herhangi bir sebep ya da bir banka veya finans kurumu tarafından bir kredi reddetti olmuştur. Işletmeler ve bireyler için% 3 faizli kredilerin ben düşük ve uygun faiz oranı, bir james parker, ben özel bir kredi duyuyorum. ilgi olurdu? Bize bugün ve bugün sizin kredi almak: happyloanlink@outlook.com

    Cevapla
  2. Pingback: Adım adım Ankara'da Limited Şirket Kuruluşu... | Mustafa Akdağ

  3. ya bana kısaca anlatırmısın araç alındığında napılıyo ruhsat felan ne zaman geliyo

    Cevapla
  4. Elinize sağlık çok yararlı bir yazı olmuş, ben sanırım çıldırırdım bu kadar büroksayle uğraşınca… Allah kolaylık versin herkese…

    En güzeli siz de benim gibi motor alın, uğraşmayın hiç bu kadar :D
    iki teker:D

    Cevapla
  5. Çok faydalı bir yazı olmuş, hele de Ankara’da bu işlemleri yapacak biri için. Elinize sağlık.

    Cevapla
  6. Noter ve Ruhsat işlemleri bölümü çok anlaşılır yazılmış. Çok aydınlatıcı oldu gerçekten. Elinize sağlık, arabanızı kazasız belasız kullanmanız dileğiyle.

    Cevapla
  7. cok aydinlatici bir yazi olmus. isime yarayacak :)

    Cevapla
  8. Allah razı olsun kardeş sayende muayene durumunu ve diğer önemli şeyleride öğrendim.. ellerine ayaklarına sağlık emeğine saygı. çok güzel ve tatmin edici olmuş.. bende bu aralar araç alacağımda.. :-D

    Cevapla
    1. Mustafa Akdağ-YAZAR

      Rica ederim, işinize yarayan bir yazı olduysa eğer, ne mutlu bana :)

      Cevapla
      1. Mustafa Bey merhaba,
        Çok faydalı bir yazı, elinize ve emeğinize sağlık..

        Bir düzeltme yapmak gerekiyor yazı içinde, aşağıdaki yazıda ikinci “satan kişi” ifadesi “alan kişi” olarak değişmeli.

        “Kısaca, noter satışı sırasında satan kişi, Ruhsat, temiz kağıdı, kimliğini ve anahtarlarını, satan kişi ise, parasını ve kimliğini götürüyor notere.”

        Cevapla
        1. Mustafa Akdağ-YAZAR

          Ali Bey düzeltme için teşekkürler, sanıyorum ki yıllardır gözden kaçmış.