Sosyoloji okuyanlarımızın çoğu, eminim, bu bölümü kazandıklarında çevrelerinden saçma sapan bir sürü laf yemişlerdir. “Orası iki yıllık mı?”, “Sosyoloji okuyup ne yapacaksın?”, “Türkiye!yi siz mi kurtaracaksınız?”… vb. vb. Örnekleri çoğaltabiliriz sanırım. Eminim birçoğumuz da bu laflardan ve kişilerden, baskıdan etkilenmişizdir ve hatta bölümümüzü değiştirmeyi bile düşünmüşüzdür. Genel bir çerçeveden ülkemize, şartlarımıza bakınca bu eleştiriler haksız da değildir hani. Ekonomik kriz(ler), yüksek işsizlik oranı, yaşanmış siyasi çalkantılar, tam oturmamış, değişimini tamamlayamamış siyasal ve toplumsal yapı…vb. bizleri mezun olduktan sonra nelerin beklediğini az çok bize anlatıyor sanırım.
Ancak, şunu asla unutmamalıyız ki bizler artık bu bölümde okuyoruz ve mezun olunca hepimiz birer “sosyolog” olacağız. Amaçlarımız farklı olabilir. Belki de, okulu bitirdikten sonra iş hayatına atılacaksınız veya alıp başınızı gideceksiniz veya başka bir okul daha okuyup farklı bir yönde gideceksiniz. Böyle düşünenler zaten yukarıda saydıklarımın hiçbirisini ciddiye almasın. Bu laflar zaten onlara değil. Benim bu yazım da onlara değil…
Ben bu yazıyı, o eleştirilerin hedefi olan, ileride “sosyolog” olacaklar için yazıyorum. Çünkü, o soruların hepsi bu kitleye yöneltilen sorular aslında. Örneğin; “Sosyoloji okuyup da ne yapacaksın?”. (Hatta bu lafın devamında bir de “şöyle adam gibi mühendislik, işletme okusaydın ya…” gelmiş bile olabilir.) Bakınız. Biraz önce söylediğim gibi, bizler sosyolog veya Türkçe karşılığı ile toplumbilimci olacağız. Yani bu toplumun işleyişini araştıracağız. Belki, “Neden ve nasıl bu hallere geldik?” sorusunun yanıtını arayacağız. Belki de, yeni sosyoloji kuramları geliştireceğiz. Kim bilir?
Ancak amacımız -ve işimiz- toplumu incelemek, araştırmak, hareketlerinin, değişimlerinin nedenlerini ortaya çıkartmaktır.
Sosyolojinin dünya’da da çok eski olmayan tarihi ülkemizde de oldukça yakın bir geçmişe dayanmaktadır. Ayrıca ülkemizde -tüm sosyal bilim dallarına olduğu gibi- sosyolojiye bir de “işe yaramaz” damgası vurulmuştur. Çünkü gerçekten de elle tutulur bir şey üretmek güçtür. Ki zaten ülkemizde üretebilen de azdır. İşte bu nedenlerden dolayı yukarıda saydığımız ve sayısını çoğaltabileceğimiz eleştirilere maruz kalmaktayız. Eğer bu yoldaysak, bu laflara alışmamız gerekiyor sanırım. Çünkü, Türkiye’de sosyoloji gerçekten bir şeyler üreten bir bilim dalı haline gelmediği sürece bizler bu eleştirileri duymaya devam edeceğiz. İşte bizler yeni nesil sosyologlar, artık sadece sosyolog unvânı için değil, sosyolojiyi işe yarar bir bilim dalı haline getirebilmek için de çalışmalıyız.
Az gelişmiş, pek de gelişmeye çalışmayan ülkelerde, sosyoloji dalı, iktidarlar tarafından pek de istenen bir bölüm değildir. Çünkü, sosyoloji öğrencisi, daha sosyolog bile olmadan toplum üzerine oynanan birçok oyunun farkına varabilir. Bu bilim dalı işlemeye başlayıp, ürünler verdiğinde, çıkar gruplarının oyunları da su yüzüne çıkmaya başlar. Eğer amacımız, bu ülke yararına iş yapmaksa, bunların hepsi yapılmalıdır. Sosyoloji, ürün veren bir bilim dalı haline getirilmelidir.
İşte, bizler sosyoloji okuyoruz ve sosyolog olacağız. Bunun için, bize sunulanlarla yetinmemeliyiz. Çünkü, bize pek de bir şey sunulmayacaktır. İşte bizler yeni yetişen nesil sosyologlar, sosyolojiyi bu durumundan kurtarmalıyız. Sosyoloji okumak, sadece dört yıl üniversiteye gidip gelmek değildir. Çünkü bizim iş yerimiz üniversitedir. Eğer bu bölümü okuyor ve sosyolog unvanıyla bir şeyler yapmak istiyorsak ilk önce, ülkemizde sosyoloji bilim dalına işlevsellik kazandırmalıyız. Çünkü bunu yapmadan, ne bir sosyolojik araştırma yapabiliriz, ne de kendimize “sosyolog” deme yüzünü bulabiliriz.

mustafa bey merhaba..
ben şuan,açıköğretim işletme 3. sınıftayım ve bu benim 2. üniversitem..
sosyolojiye nasıl geçiş yapabilirim bilgilendirirmisiniz beni ..
merhaba;
ben daha bu yıl üniversite sınavına gireceğim ve sosyoloji okumak istiyorum. ama sosyolojinin geleceği nedir, iş bulma imkanı nasıldır pek bilgim yok.sadece türkiyede pek tutulmuyormuş sanırım onu biliyorum yani bu durum değişebilir mi bi 4-5 yıl sonra sosyoloji bölümü işlevsellik kazanır mı?
gerçektende kafamı çok karıştırdılar bu bölümü değiştirmeyi bile düşünüyodum psikolojimi çok bozmuşlardı ama bu açıklamadan sonra kararım değişti sosyolojiye devam edecem mustafa bey size çok tşk ederim
Merhaba
Bir arkadaşım taksi şöförlüğü yapıyor. Fakat aklında hep, sosyoloji okumak var. Bir yandan çalışıp bir yandan okuyabilir mi? Yani açıköğretim şekli var mı bunun? Şartlar nedir? Bu konuda yardımcı olurmusunuz.
Merhaba,
Tabii ki okuyabilir neden olmasın… Açıköğretim bölümü yeni açıldı, bildiğim kadarıyla ÖSS’de barajı geçmesi gerekiyor başvurabilmesi için. Ancak, temeli yoksa eğer zaman ayırıp çok okuması gerekir…
Umarım arkadaşınız idealine ulaşabilir,başarılar dilerim.
Cevabınız için teşekkürler. Ama yeni sorularım olacak o takdirde. Arkadaşım öncelikle dışardan liseyi bitirecek. Sonra ÖSS’ye girer ama bu zaman zarfında ne okumalı( çok okumalı dediniz ya) ? Sosyoloji için hazırlık kitapları yoktur sanırım.
harika bir yazı.. gururla söylüyorum sosyoloji okuyorum
mustafa sana katılıyorum soyledıklerın cok dogru seyler… bende bu yıl sosyoloji yazacagım ve çok ıstıyorumbu bu bolumu….