
Yani araba; 1998 Rover 216 Si. 1,6 motor, 111Hp, 5 kapı, hatchback, sunroof, geniş bir iç hacim ve kullanım kolaylığı.
Ehliyet alınınca hemen bir araba edinmek zor ülkemizde. Tabi, araba kriterimiz de önemli bu noktada. Eğer amacımız, ayağımızı yerden kessin, istediğim yere götürsün, zaten çok uzak mesafeler de gitmiyorum diyorsanız, bir kartal, serçe gibi ucuz yollu çözümler de mevcut. Ancak, iş eğer arabanın ayağı yerden kesmesinden çıkıp, bir konfor arayışına, bir zevke vardıysa ve en önemlisi de, bunları bir arada sunabilen yeni bir araç almaya da imkanlarımız el vermiyorsa eğer, bana göre Rover araçlar güzel bir seçim olacaktır.
Bahsedeceğim araç, bir Rover 216 Si. 1998 model. Baktığımızda bugün neredeyse 12 yaşında bir araç. Ancak ne dışarıdan, ne de içerisinden baktığımızda, benzer yıllarda üretilmiş araçlara hiç de benzemiyor. ~1600cc ve 111Hp’lik motoru, yaklaşık bir Opel Corsa civarındaki boyutları ve bu küçüklüğe karşın 1 ton üzerindeki ağırlığını düşündüğümüzde; Hem yere iyi basan/dengeli, hem de motoru güçlü spor görünümlü bir araçtan bahsediyoruz.
Tam bu noktada belirtmek de gerekiyor ki; Bu aracı alırken çok sayıda kişi; “Parçası bulunmaz”, “bulunsa da pahalıdır”, “satmak istediğinde kolay satılmaz”…vb. vb. vb. diyecektir. Malum, Rover araçların fabrikası kapandı. Kendisi İngiliz şirketi. Mükemmel arabalar üretmelerine rağmen, bir dönem Honda ile ortaklıkları, sonraki dönem BMW altında çalışmaları ve işçileri tarafından satın alınmaları derken, kapandı. Artık İngiltere’deki Rover fabrikası, Roewe adıyla üretim yapıyor.
Ancak, fabrikasının kapanmış olması demek parçası yok anlamına gelmiyor. Pek çok parçası bulunabiliyor. Ancak, tabi ki her ithal araç kadar, Rover’ların da orjinal parçaları bir Şahin, Kartal fiyatları kadar ucuz değil. Yaklaşık olarak Opel/Vw düzende seyrediyor. Ancak, tüm bu söylentilerden dolayı da, aynı model, benzer sınıflardaki diğer marka araçlara göre çok daha ucuz fiyatlara satılıyorlar. Üstelik de bu fiyat düşüklüğüne karşın, kullanıcılarına çok daha fazlasını sunuyorlar. Evet, her parçasını mutlaka anında bulacaksınız, herşey elinizin altında olacak bir durum yok, ancak, er ya da geç aradığınızı bulursunuz. Ardından da, size arabanın keyfini sürmek kalır yalnızca.
Satış konusunda ise, yaklaşık bir ay boyunca Rover ilanlarını takip ettim. Temiz, bakımlı olan araçlar neredeyse 1-2 hafta geçmeden satıldılar. Ancak doğal olarak, arızaları mevcut, bakımsız olan araçların satılamama durumları var. Ki, zaten bu her marka araç için de geçerli bir durum. Ancak, arabadan biraz anlayan, uğraşmayı seven kişiler için pek de sorun yaratmayacak bir durum bana göre. Sonuçta bir süre sanayide arabayı toparlayıp, sağlam alınmış bir Rover’dan daha verimli bir şekilde de kullanabilir anlayan bir kişi
Bir de http://www.mgroverturk.com/ adresinde bir de Türkiye Rover komünitesi mevcut. Burada tüm Türkiye’deki servisleri, parçacıları hakkında bilgi edinebilir, motoru dahil tüm aksamları hakkında da bilgi edinebilirsiniz.
Araç hakkında kısa bir özet vermek gerekirse eğer, parça problemi çok yaşanmayan, ancak bir Fiat araç kadar da kolay ve ucuz bulunmayan, konforu ve güvenilirliği yüksek, motoru sağlam ve bakımları yapıldığında kolay arıza çıkartmayan (Rover motorlarının ödüllü olduğunu da belirtmek gerekiyor sanırım), ancak piyasada geçmişte yaşanmış bir distribütör anlaşmazlığından dolayı ortaya çıkmış söylentilerden dolayı sürekli olarak kötülenen ve de hor görülen bir araç Rover. Bu ön yargıları biraz araştırma ile yıkabileceğiniz gibi, aracı sürdükten sonra zaten farkı anlayacaksınız. Sonrasında da, sürüş keyfine bakacaksınız. Hatta, almadan önce laf söyleyenleri aracınıza mutlaka bindirin. İndiklerinde bazılarının bu aracı araştırmaya başladıklarını bile görebilirsiniz




bencede çok doruu süper rover 216si ve serileri gerçekten konfor fealn birde iç dizaynıda süper bir opel korsada görmediğim iç dizayn var araçta gerçekten doru bi karardır alıcılar..içinn